İçeriğe geç

Pandalar hangi ülkelerde var ?

Hyplast okurlarıyla “Pandalar hangi ülkelerde var” konusunu paylaşmak gerçekten güzeldi. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere!

Pandalar hangi ülkelerde var? İşin iç yüzü biraz şaşırtıcı olabilir

Bunu da Okuyun: Jandarma okulları hangi illerde ?

İzmir’de yaşıyorum, 25 yaşındayım ve arkadaş çevremde sürekli espri bombardımanı yaparım. Ama içten içe öyle anlarda bulurum ki kendimi: “Acaba bu sabah kahvaltıda yeterince bambu yemedim de kafam mı karıştı?” gibi sorular sorarım. İşte tam bu ruh hâliyle, “Pandalar hangi ülkelerde var?” sorusuna kafa yormak bana daha doğal geliyor. Çünkü bir yandan ciddi ciddi düşünüyorum, diğer yandan aklıma bir panda kostümü giyip sokakta dolaşmak geliyor.

Çin: Pandaların memleketi

Düşünsenize, panda deyince akla gelen ilk ülke Çin değil mi zaten? Benim için Çin, sadece Çin yemeği siparişi verdiğimde aklıma gelir normalde, ama pandalar söz konusu olunca işin boyutu değişiyor. Aslında büyük bir çoğunluğu Çin’in Sichuan eyaletinde yaşıyor. Dağlık ormanlar, bambu tarlaları… Pandalar için adeta bir spa merkezi gibi.

Arkadaşlarıma anlatıyorum:

— “Biliyor musunuz, pandalar 12 saatini bambu yiyerek geçiriyor.”

— “12 saat mi? O kadar süre telefonsuz kalabilirler mi peki?”

İşte tam da böyle diyaloglarla zihnimde pandaların günlerini planlıyorum. Bazen düşünüyorum da, keşke ben de 12 saat sadece çay ve börekle geçirebilsem.

Başka ülkeler de var mı?

Burada işin eğlenceli kısmı başlıyor. Çünkü pandaların memleketi Çin olsa da, çeşitli ülkelere “misafir” olarak yollanmışlar. Yani bir anlamda diplomat gibi; sevimli, siyah-beyaz üniformalarıyla başka ülkelerde resmi görev yapıyorlar.

ABD: Pandaların Hollywood’a yolu düşmüş

Evet, Amerika’da da birkaç panda bulunuyor. Washington’daki National Zoo, belki de panda görmek isteyenlerin ilk durağı. Buraya giderken aklımdan geçen: “Acaba pandalar selfie ister mi?” Tabii ki istemezler, ama ben yine de cep telefonumu cebimde taşıyorum, her an bir panda Instagram anı yakalayabilirim diye.

Japonya: Pandalar ve sushi

Japonya’ya gittiğinizde, özellikle Ueno Zoo, pandaların adresi. Şaşırtıcı şekilde Japonya’da da çok popülerler. Bazen kendi kendime soruyorum: “Pandalar sushi sever mi?” Sonra düşünüyorum, hayır, muhtemelen bambu dışında hiçbir şeyi sevmezler, ama ben her türlü komik senaryoyu kafamda kuruyorum.

Avrupa’da panda görmek mümkün mü?

Evet, Avrupa’yı geçelim, çünkü pandalar burada da var. Özellikle Almanya’daki Berlin Zoo ve Avusturya’daki Schönbrunn Zoo, siyah-beyaz sevimlilik festivali gibi. Bir keresinde düşündüm: “Acaba Avrupalı pandalar daha düzenli midir yoksa kaos sever mi?” Tabii ki sorunun bir yanıtı yok, ama yazınca eğlenceli oluyor.

Pandalar ve bizim günlük hayatımız

İzmir’de yaşadığım hayatla pandaların yaşamını kıyaslamak bazen komik oluyor. Mesela ben sabah kalkıp kahvemi hazırlarken pandalar bambu peşinde koşuyor. Ben “Kahve yoksa hayat yok” modundayım, onlar “Bambu yoksa hayat yok” modunda. Ama aynı yerdeyiz: ikimiz de açız, ikimiz de biraz tembeliz ve ikimiz de sevimliyiz.

Bir arkadaşım geçen gün sordu:

— “Senin hayatın ve pandaların hayatı arasında fark var mı?”

— “Fark mı? Ben de bambu yerine simit yiyorum, o kadar.”

İşte bu kadar basit. Ama aynı zamanda düşündürücü. Pandalar hangi ülkelerde olursa olsun, onların yaşam biçimi, bizim gibi şehirli insanlara da küçük dersler veriyor: yavaşlamak, keyfi bulmak ve 12 saat uyumak.

Pandaların misafirliği

Hatta bazı ülkeler, Çin’den aldıkları pandaları “kendi topraklarımızda misafir ediyoruz” havasında tutuyor. Misafirlik olayı öyle bir şey ki, sanki panda gelmiş, orada biraz tatil yapıyor ve sonra geri dönüyor. Bu beni her zaman güldürüyor çünkü ben bile misafirliğe gittiğimde üç gün sonra “Evime dönüyorum artık” diyorum, pandalar ise yıllarca orada takılıyor.

Nihai düşünceler

Pandalar hangi ülkelerde var? Temel cevap Çin. Ama işin içine diplomat misyonları, Avrupa ve Amerika ziyareti girince işler eğlenceli bir hâl alıyor. İzmir’de oturup bu tabloyu kafamda canlandırmak bile insanı gülümsetiyor. Günlük hayatın karmaşası içinde, pandaların sakinliği, bambu tutkusu ve bazen sessiz sedasız diplomatik misafirliği insanın içini ısıtıyor.

Ve evet, bazen kendime soruyorum: “Benim hayatım ve bir panda hayatı arasında fark var mı?” Ama sonra kahvemi yudumlarken gülümsüyorum. Sonuçta ikimiz de hayatta kalmaya çalışıyoruz, ikimiz de bazen tembeliz ve ikimiz de sevimliyiz.

Pandalar hangi ülkelerde var sorusunun cevabı sadece bir bilgi değil; aynı zamanda bize biraz durup düşünmeyi, biraz gülmeyi ve belki de daha fazla bambu… yani kahve molası vermeyi hatırlatıyor.

Bu yazıyı okuduktan sonra bir sonraki kafamda canlandıracağım sahne: İzmir’in sıcağında simit yerken panda gibi bir gün geçirmek. Tabii ki gerçek bambu yerine simit, ama ruh hâli tamamen aynı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
https://slaytajans.com https://vivago.com.tr https://surapeyzaj.com.tr Sitemap
grand opera bahis