1 Saat Yürüyüş Ne İşe Yarar? (Yavaşça Gülümseyip, Hızla Terleyerek)
Şu an İstanbul’da güneşin alnında, ter içinde kalmış bir şekilde yürüyen biri varsa, o kişi muhtemelen ben olabilirim. İzmir’de yaşayan 25 yaşında, her zaman neşeli ama aslında her şeyi fazla düşünen bir insan olarak, yürüyüş yapmanın – özellikle 1 saatlik bir yürüyüşün – gerçekten ne işe yaradığını sorguluyorum. Ve soruyu sormak da yetmez, biraz eğlenmek gerek. Hadi, gülümsemek serbest ama terlemek şart!
Yürüyüşün Gerçek Faydaları (Biraz Ciddiyet, Sonra Hızla Mizah)
Şimdi, 1 saat yürüyüş ne işe yarar diye sorarsanız, önce ciddiyetle söyleyeyim: Sağlık açısından pek çok faydası vardır. İyi bir yürüyüş, kalp sağlığından tutun da metabolizmanıza kadar her şeyin düzenli çalışmasını sağlar. Yürüyerek kaslarınızı güçlendirebilir, eklem sağlığınızı koruyabilirsiniz.
Tabii, ben sağlığa dair bu kadar bilgi veriyorum ama bunu yaparken genellikle yürümeyi pek de seven biri olmadığımı itiraf etmeliyim. Yürümek, bazen biraz fazla “düşünme fırsatı” veriyor. Hani o her adımda “Ne yapıyorum ben? Bu kadar terlemek neden?” diye sorular sormaya başlıyorsunuz ya… İşte o anlar, yürüyüşün keyfini kaybettiğiniz anlar.
O zaman düşünmeye başlıyorsunuz: “Yürümek niye bu kadar zor? Neden bu kadar terliyorum? Aslında 1 saat yürüyüş ne işe yarar?”
İzmir’in sıcak havasında, yürüyüş yaparken terlemenin tek anlamı bu olmalı: Vücudunuz, bir şekilde sizi uyarıyor ve “bunu gerçekten yapmak zorundasın” diyor. İyi de, 1 saat yürümek gerçekten de bu kadar işe yarıyor mu? Hem fizyolojik olarak hem de zihinsel olarak?
Yürüyüşün Zihinsel Yararları: İç Ses ve Monologlar
İzmir’deki sıcak sokaklarda yürüyüş yaparken, aslında fiziksel sağlıktan çok ruhsal sağlığınızın ne kadar düzelmeye başladığını fark ediyorsunuz. Vücudunuz ter içinde ama zihniniz… O nasıl bir rahatlık! Yürürken, aslında insan düşünmeye başlıyor. Hani “ağaçlar ne kadar güzel, ya da bu saatte kimin önüne araba çıkıp kaçtı?” tarzı iç monologlar dönmeye başlıyor. Bir anlamda yürümek, kişisel bir düşünce yürüyüşü halini alıyor.
Açıkçası, 1 saat yürüyüş yapmak sadece fiziksel değil, zihinsel olarak da öyle faydalı bir şey ki, ne zaman stres altına girsem, birkaç adım atıp kafamı dağıtıyorum. O anlar, her şeyin daha anlamlı olduğu anlar. Hadi gelin, birlikte bir diyalog yapalım:
Ben (Yolda yürürken): “Bugün de şunu mu düşünüyordum ya? Bu kadar düşünmek zorunda mıyım?”
İç sesim: “Yok, gerçekten zorunda değilsin. Ama sen her zaman zorunda hissediyorsun.”
Ben (Biraz kafa karışıklığı): “Evet, ben niye hep bu kadar düşünmek zorundayım ki?”
İç sesim: “Bunu düşünme, yürüyüş yapmaya devam et.”
Ben (Gerçekleşen aydınlanma): “Evet, yürüyüş aslında düşünme hakkımı biraz kısıtlıyor. Güzelmiş!”
İşte bu anlar, yürüyüşün bir faydasıdır. Hem zihinsel boşluk yaratır, hem de insanı rahatlatır. Aslında terlemeyi çok umursamadığınız bir anda, kafanızda yürüyüşün “faydaları” listesi oluşmaya başlar. Hem ruhsal hem de fiziksel olarak sağlıklı bir yaşam için bu kadar basit şeyler yapabiliyoruz; ama iç sesimiz bunu bile sorguluyor!
Yürüyüşün Fiziksel Yararları: Terlemek, Yağ Yakmak, “Ben Bunu Sevdim” Demek
Beni tanıyorsanız, yürüyüş yapmayı sevmeyen, bunun yerine kolları kıvırıp hafif egzersizler yapmayı seven biri olduğumu bilirsiniz. Ama şimdi kendimi biraz dürüstlük sınavına sokuyorum. 1 saatlik yürüyüş yapmak gerçekten de vücuduma büyük fayda sağlıyor.
Yürürken, kalp atışım hızlanıyor, bacaklarım kasılıyor (yani kas yapıyormuşum gibi hissediyorum), ve nihayetinde biraz yağ yakıyorum! Bunu kabul etmek zor, çünkü bir yanda “Bu işin içine ben biraz mizah katayım” derken, diğer yanda gerçekten terliyorum. Kendi içinde ikilik yaşayan bir insan olmak böyle bir şey işte.
Bunu gözlemlediğinizde şunu düşünüyorsunuz: “Neden hep daha kolay yollara kaçıyorum? Bu kadar güzel hissettiren bir şey neden ben de bir rutine dönüşmedi ki?”
Düşünsenize, her gün 1 saat yürüyüş yapmak, vücudunuzu harekete geçirir, kalp sağlığınızı artırır, kaslarınızı güçlendirir… Bunu fark etmek için sadece bir adım atmanız yeterli! Tabii, birkaç kez ‘Bu 1 saatin sonu ne olacak?’ diye iç geçirmemiş olmam da mümkün değil.
1 Saat Yürüyüş: Gerçek Hayat ve Mizahın Kesiştiği Nokta
İzmir’in sıcak sokaklarında yürürken, bir şey fark ediyorum: Gerçekten 1 saat yürümek, hayatta pek çok şeye bakış açımı değiştiriyor. Şimdi soruyorum, bu yazıyı yazarken, yürüyüşü bu kadar düşünmüşken, bir dahaki yürüyüşümde ne olacak? Gerçekten 1 saat yürüyüş ne işe yarar?
İşin komik yanı şu ki, yürüyüş sırasında düşündüğüm her şeyin sonunda, terli bir şekilde “Vallahi sağlıklı oldum” demekten başka bir şey yok. Hadi, yürüyüş yaparken yaşadığınız komik anları düşünün! Mesela:
Ben (yolda yürürken): “Şu arabanın tam önünde yürüyen adamla göz göze gelmek istemiyorum, ama istemesem de bakıyorum.”
İç sesim: “Evet, tam o an, sosyal fobi devreye girdi.”
Ben (gülerek): “Ya şu 1 saatlik yürüyüşlerin faydaları saymakla bitmez!”
Sonuç olarak, 1 saatlik bir yürüyüş, ne kadar sıkıcı ya da zorlayıcı görünse de, fiziksel ve zihinsel olarak size pek çok fayda sağlar. Hem sağlıklı olur, hem de terlerken biraz mizah yaparak kafanızı boşaltırsınız. O yüzden, bir dahaki sefere kendinizi yürüyüş yaparken bulduğunuzda, bir an durup gülümsemeyi unutmayın. Hem bedenen, hem de ruhsal olarak iyileşmek bu kadar basit!