Hyplast okurlarıyla “Dünyada deniz var mı” konusunu paylaşmak gerçekten güzeldi. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere!
Dünyada Deniz Var mı? Yoksa Sadece Suya Benzeyen Bir Yanılsama mı?
Düşünsenize, İzmir’de sabahın köründe uyanıyorsunuz, kahvenizi yapıyorsunuz ve birden kendinize soruyorsunuz: “Dünyada deniz var mı?” Evet, kulağa saçma geliyor, biliyorum. Ama bazen kafamda dönüp duran sorular işte böyle. Arkadaşlarım genelde beni duyar duymaz gözlerini devirmiş şekilde “Yine başladın” derler. Ama bugün ben bu soruyu ciddi ciddi sorgulayacağım, hem de komik bir şekilde.
Denizle İlk Tanışma: Çocukluk Hatıraları
Çocukken deniz demek, sahilde top oynamak ve dondurma yemek demekti. Annem “Denize girmeden önce güneş kremi sür” derdi, ben de kremi sürerken kendimi James Bond gibi hissederdim; sadece kötü plan yapan bir Bond, çünkü denize girince krem tamamen akıyordu.
İlk defa denizi gördüğümde bir şey fark ettim: su durgun değil, dalgalı. Yani, su bildiğiniz su ama bir şekilde “yaşıyor”. O an kafamda bir teori oluştu: Acaba denizler kendi bilinçlerine mi sahip?
“Deniz var mı?” sorusu işte böyle başlar, çocuklukta dalgalarla oynarken ama büyüyünce daha ciddi bir şekilde.
İzmir ve Deniz: Yakın Ama Ulaşılmaz Bir Arkadaş
İzmir’de yaşamak denizi görmek için yeterli olabilir, ama her gün denize girmek? Hahaha, bu daha çok film sahnesi gibi. Çoğu zaman denizle aramız şöyle: ben sahile gidiyorum, deniz beni ıslatıyor, ben eve dönüyorum.
Geçen hafta arkadaşlarla sahile gittik. Ben tabii ki espri modundayım:
“Bakın, su var ama belki de sadece aynaymış gibi yansıyor.”
Arkadaşlar gözlerini devirdi, biri dedi ki:
“Senin kafan normal mi ya?”
İçimden geçirdim: “Hayır, normal olan sizin bu suya bakıp sorusuz geçebilmeniz.”
İşte tam bu noktada aklıma geldi: belki de dünyada deniz var ama biz ona bakıp gerçekten anlamıyoruz. Ya da fazladan düşünmekten kafayı yiyoruz.
Gündelik Hayattan Deniz Dersleri
Sitemizden Önerilen: Pandalar hangi ülkelerde var ?
Market alışverişi yaparken bile kafam denize kayabiliyor. Mesela geçen gün domateslerin yanında duran su şişelerine bakıyordum. İç sesim:
“Bunlar da deniz değil mi aslında?”
Tabii hemen kendime kızdım: “Salak mısın? Şişedeki suyu denizle karıştırıyorsun.” Ama bir an durdum, düşündüm. Belki de deniz dediğimiz şey, büyük su şişelerinin doğal versiyonu.
İzmir’de denizle ilgili komik şeyler de bol. Mesela vapura binerken insanlar denize bakıp fotoğraf çekiyor. Ben de içimden espri yapıyorum:
“Bakın, sahte deniz yok, gerçek deniz burada ama selfie çekerken kim fark ediyor?”
Deniz ve İnsan: Kafayı Fazla Kaçırma Sanatı
Düşünsenize, bir gün deniz kaybolsa ne olurdu? Sahilde yürürken ayağınız boşlukta mı kalırdı, yoksa sadece tuhaf bir manzara mı izlerdik? Arkadaş ortamında bunu dile getirince herkes gülüyor ama ben ciddi ciddi düşünüyorum. Çünkü bazen fazlasıyla derin dalmak gerekiyor hayata.
Geçenlerde sahilde bir çocuğun topunu denize düştü. Çocuk ağlamaya başladı, ben de dedim ki:
“Hey, belki deniz sana topu geri getirir, belki de yeni bir top alırsın. Yaşam dersleri burada başlıyor.”
Arkadaşlarım yine bana baktı, ama çocuk gülümsedi. İşte deniz böyle bir şey, hem eğlenceli hem düşündürücü.
Deniz Var mı Yok mu Tartışması
İç sesim sürekli şöyle soruyor: “Acaba deniz gerçekten var mı?” Ama sonra kendime gülüyorum. Evet, var. Ama varlığıyla ilgili kendi kafamızda bir sürü soru üretmek, işte asıl eğlence burada.
İzmir’de yaşamak bu soruyu sürekli hatırlatıyor bana. Şehir ve deniz arasında gidip geliyorsunuz ama bazen sadece düşünüyorsunuz. Mesela bir gün denizi uzaktan seyredip kendi kendime dedim ki:
“Bunca insan denize bakıyor, ama kimse onun neden var olduğunu sorgulamıyor.”
Bu düşünceyi arkadaşlarıma söyledim, biri kahkahalarla:
“Senin kafan bizim bilmediğimiz bir boyutta, cidden!”
Ama cidden de öyle. Deniz var, ama bazen kafamızdaki sorular denizden daha büyük olabiliyor.
Sonuç: Denizin Komik ve Derin Yüzü
Dünyada deniz var mı? Evet, var. Ama varlığı ile bizim onu algılayışımız, kafamızdaki sorular ve içsel monologlarımız bir şekilde onu daha gizemli yapıyor. İzmir’de bir genç olarak, sahilde yürürken hem espri yapıyor hem derin düşüncelere dalıyorum. Deniz, hem bir arkadaş hem de bir öğretmen gibi.
Kısaca, deniz sadece su değil. Deniz, bizim hayal gücümüzün, sorgularımızın ve kahkahalarımızın birleşim noktası. Arkadaş ortamında gülmek, kendi kendine düşünmek ve bazen dalgalarla konuşmak… İşte denizle olan ilişki tam da böyle.
Dünyada deniz var mı? Var. Ama onu gerçekten anlamak, belki de dalgaların arasında kaybolup kendi sorularımızı duymaktan geçiyor.
—
Bu yazıyı okurken belki siz de kendi iç sesinizi duyuyorsunuzdur: “Acaba deniz gerçekten var mı?” İşte, doğru yoldasınız. Çünkü bazen en komik sorular, en derin cevaplara açılan kapılardır.