Kimlikte parmak izi bulunur mu? İzmir sokaklarında başlayan küçük bir büyük merak hikâyesi
İzmir’de sabahları uyanmak zaten başlı başına bir felsefe meselesi. Bir yandan deniz kokusu “hadi kalk” derken, diğer yandan yatak “5 dakika daha düşün hayatı” diye ısrar ediyor. Ben de çoğu sabah olduğu gibi yine o 5 dakikanın içinde kaybolmuşken, telefonuma gelen bir mesajla irkildim:
“Kimlikte parmak izi bulunur mu?”
Mesajı atan arkadaşım belli ki sabahın köründe varoluşsal krizle birlikte nüfus müdürlüğü temalı bir merak nöbetine girmişti. Cevap vermeden önce bir an durdum. Çünkü bu soru öyle basit bir “evet mi hayır mı” sorusu değil; insanın içinde küçük bir polisiye dizisi başlatan türden.
İlk tepki: “Ben bunu neden hiç düşünmedim?”
“Kimlikte parmak izi bulunur mu” hakkında araştırma yapanlar için hazırlanan bu içerikte önemli noktalara değineceğiz.
Kendi kendime söylendim:
“Ya… gerçekten kimlikte parmak izi bulunur mu?”
Sonra mutfağa gittim, kahvemi yaptım. Kahveyi yaparken bile beynim boş durmadı:
– Kimlik cüzdanın içinde, parmak izi nerede?
– Kartın içinde mi?
– Yoksa devlet bir şekilde “bu kişi bu” diye parmak izini başka bir evrende mi saklıyor?
İzmir’de yaşamanın verdiği rahatlıkla normalde böyle şeyleri çok takmam ama bazı sorular var ki insanın içini kemiriyor. Bu da onlardan biri.
Arkadaş grubu analizi: Konu büyürse büyür
Bizim arkadaş grubu vardır, bir konu açıldı mı 3 dakika içinde bilimsel panel olur. Hemen bir grup sohbeti açıldı.
“Bence var.”
“Yok ya sadece foto var.”
“Abi vardır ya, yoksa nasıl güvenlik?”
“Parmak izi almıyorlarsa Netflix dizileri yalan mı?”
Ben sessizce yazdım:
“Arkadaşlar konu kontrolsüz büyüyor.”
Ama nafile. Artık mesele sadece Kimlikte parmak izi bulunur mu? sorusu değildi; mesele devletin gizli laboratuvarları, James Bond filmleri ve “biz aslında ne kadar kayıt altındayız” seviyesine gelmişti.
Gerçek hayat sahnesi: Nüfus müdürlüğünde varoluşsal sorgu
Bir gün yeni kimlik almak için nüfus müdürlüğüne gitmiştim. İzmir sıcağı dışarıda “ben seni yakarım” diye bağırırken içeride sıra numarası makineleri insanlara umut dağıtıyordu.
Sıram geldi.
Memur gayet sakin:
– Parmak izinizi alıyoruz.
İşte o an beynimde bir ışık yandı.
“Ha… demek bu yüzden soruluyor bu soru.”
Ama o an bile iç sesim durmadı:
“Peki bu parmak izi kimlikte mi duruyor, yoksa başka bir yerde mi?”
Memur ekrana bakıyordu, ben varoluşuma bakıyordum.
Kimlikte parmak izi bulunur mu? sorusunun asıl gizemi
İnsanların kafasını karıştıran şey aslında çok net bir detaydan geliyor: Kimlik kartının kendisi ile devlet sistemleri arasındaki fark.
Yeni nesil kimlik kartlarında durum şöyle:
Kimlik kartı = görünen yüz
Kartın üzerinde:
– Fotoğraf
– Kimlik bilgileri
– Çip
Hepsi tamam.
Ama mesele burada bitmiyor.
Asıl hikâye = çipin içi ve sistemin hafızası
Parmak izi gibi biyometrik veriler kartın “görünen” kısmında değil, sistem tarafında saklanıyor. Yani kartı cebine koyduğunda aslında cebinde sadece plastik bir kart taşımıyorsun; aynı zamanda senin “benzersizliğinin” dijital bir izi bir yerde güvenli şekilde duruyor.
Bu noktada insanın iç sesi devreye giriyor:
“Ben sıradan biri miyim yoksa resmi olarak benzersiz mi kaydedildim?”
İzmir’de bunu düşünmek biraz garip. Çünkü aynı anda hem “boşver ya Karşıyaka’da çay içelim” moduna giriyorsun hem de beynin CIA dosyaları hazırlıyor.
Arkadaş ortamında kimlik tartışmasının evrimi
Bir gün sahilde oturuyoruz. Konu yine döndü dolaştı buraya geldi.
Arkadaşım dedi ki:
– Ya bence kimlikte parmak izi direkt yazıyor.
Ben:
– Nerene yazıyor? Kartın arkasına mı mühür basıyorlar?
Diğeri:
– Belki görünmez mürekkep vardır.
Bir an sustuk.
Sonra hepimiz aynı anda güldük ama içimizde küçük bir şüphe kaldı. Çünkü bu soru biraz öyle: Komik ama aynı zamanda “ya varsa?” dedirten cinsten.
İç sesimle kısa bir tartışma
İç sesim:
– Bunu neden bu kadar büyütüyorsun?
Ben:
– Çünkü kimlikte parmak izi bulunur mu sorusu basit değil.
İç sesim:
– Basit.
Ben:
– Değil.
İç sesim:
– Git çay iç.
Ve ben çay içmeye gittim ama düşünce yanımda geldi.
Günlük hayatla kimlik gerçeklerinin çarpışması
Bir gün markette ödeme yaparken kartımı uzattım. Kasiyer hızlı hızlı işlemi yaparken ben yine derin düşüncelere daldım:
“Bu kartın içinde benim bilgilerim var. Peki ya biri bunu kopyalarsa?”
Kasiyer:
– Poşet ister misiniz?
Ben:
– Kimlikte parmak izi bulunur mu acaba…
Kasiyer:
– Efendim?
Ben:
– Yok yok, kendi kendime.
İzmir’de böyle anlar çok normaldir. Bir anda hayatın ortasında varoluşsal sorgu yaparsın, sonra hiçbir şey olmamış gibi domates seçmeye devam edersin.
Parmak izi meselesinin komik tarafı
İşin komiği şu: İnsanlar “parmak izi kimlikte basılı mı?” diye düşündüğünde genelde zihinde şöyle bir sahne canlanıyor:
Bir kimlik kartı açılıyor, üstünde minik parmak izi desenleri, belki hologram gibi dönüyor falan…
Gerçekte ise olay daha sakin:
– Dijital veri
– Güvenli sistem
– Fiziksel kartta görünmeyen kayıtlar
Ama hayal gücü buna izin vermiyor. İnsan beyni her zaman biraz dramatik çalışıyor.
İzmir usulü felsefe: Güneş, deniz ve kimlik sorgusu
Kordon’da yürürken bir yandan denize bakıyorum, bir yandan düşünüyorum:
“Ben bu dünyada kaç farklı sistemde kayıtlıyım acaba?”
Sonra kendime gülüyorum.
Çünkü aynı anda:
– Telefonum beni tanıyor
– Banka beni tanıyor
– Devlet zaten tanıyor
– Market uygulaması bile beni tanıyor
Ve ben hâlâ “Kimlikte parmak izi bulunur mu?” sorusunun peşindeyim.
Aslında mesele parmak izi değil
Bir süre sonra fark ediyorsun ki bu soru aslında teknik bir merak değil.
Bu soru:
– “Ben nasıl tanımlanıyorum?”
– “Benim bilgim nerede duruyor?”
– “Ben ne kadar ‘ben’im?”
gibi daha derin bir şeyin kılık değiştirmiş hali.
Ama bunu her gün düşünmek mümkün değil. O yüzden beyin bunu “kimlikte parmak izi bulunur mu?” gibi daha sevimli bir soruya çeviriyor.
Küçük bir gerçekçilik molası
Evet, kimlik kartlarında parmak izi fiziksel olarak basılı bir şekilde bulunmaz. Ama biyometrik sistemlerde kayıtlıdır ve kimlik doğrulama süreçlerinde kullanılabilir.
Ama bunu duyunca insanın içindeki o dramatik ses hemen şöyle diyor:
“Yani ben görünmez bir iz bırakıyorum…”
Ve sonra yine İzmir moduna dönüp:
“Boşver ya, sahile inelim” diyorsun.
Son düşünce: Basit soruların büyük eğlencesi
Hayat bazen en komik sohbetleri en basit sorulardan çıkarıyor. “Kimlikte parmak izi bulunur mu?” diye başlayan bir merak, seni bir anda teknolojiye, güvenliğe, kimliğe ve hatta kendi varoluşuna kadar götürebiliyor.
Ama en sonunda şunu fark ediyorsun:
Bazı soruların cevabından çok, seni götürdüğü yer daha eğlenceli.
Ve belki de en güzeli şu:
İzmir’de güneş batarken, sahilde yürürken, bir arkadaşınla kahkaha atarken hâlâ saçma ama tatlı sorular sorabiliyor olmak.
“Kimlikte parmak izi bulunur mu” konusunda merak ettiklerinizi bu yazımızda ele almaya çalıştık. Hyplast okurları için daha fazlası yolda!
Sizin İçin Seçtik: Kimlik resmi kaç yaş için uygundur ?