Kayseri’de Bir Sabah ve İçimde Biriken Sorular
Benzer Konular: Kimlikte parmak izi bulunur mu ?
Hoş geldiniz! Hyplast olarak bu yazımızda “Yeni kimlik parmak izi kaç yaş” hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıyoruz.
Sabahın erken saatleriydi. Kayseri’de hava o bildik serinliğini koruyordu; camdan içeri süzülen ışık odanın köşelerinde sessizce dolaşıyor, sanki gece boyunca biriken düşüncelerimi dağıtmaya çalışıyordu. Elimde defterim vardı. Her sabah yaptığım gibi, uyanır uyanmaz birkaç satır karalamıştım. Bu defter benim için bir alışkanlıktan öteydi; bazen sığınak, bazen de içimde sıkışan her şeyin tek çıkış kapısıydı.
Son günlerde aklımı kurcalayan tek bir konu vardı: “Yeni kimlik parmak izi kaç yaş?” Bu soru, dışarıdan bakıldığında basit görünüyordu ama benim içimde bambaşka kapılar açıyordu. Çünkü bu sadece bir yaş meselesi değildi; büyümenin, resmiyetin ve insanın kendini “tamamlanmış” hissetmesiyle ilgiliydi.
O sabah defterime şu cümleyi yazdığımı hatırlıyorum: “Belki de bazı sorular, cevabından çok insanın içini nasıl değiştirdiğiyle ilgilidir.”
Kimlik Meselesi ve İçimdeki Küçük Boşluk
25 yaşındayım. Kayseri’de yaşayan, kendi halinde, çoğu zaman kalabalıklar içinde bile yalnız hissetmeyi öğrenmiş bir genç yetişkinim. Günlük yazmak, hayatımın en eski alışkanlıklarından biri. Bazen bir gün içinde hiçbir şey olmamış gibi görünür ama ben defterin sayfalarını dolduracak kadar çok şey hissederim.
“Yeni kimlik parmak izi kaç yaş?” sorusunu ilk kez bir bankada sırada beklerken duymuştum. Yanımda orta yaşlı bir adam vardı, oğlundan bahsediyordu. “Kimlik yenilemeye gideceğiz, parmak izi de alacaklarmış, kaç yaşından itibaren başlıyor acaba?” diye sormuştu görevliye.
O an hiçbir şey demedim ama içimde garip bir kıpırtı olmuştu. Sanki hayatımın bir yerinde kaçırdığım bir eşik varmış gibi hissettim. İnsan bazı soruları dışarıdan duyar ama asıl cevabı içinde aramaya başlar ya, işte öyleydi.
Defterin Kenarında Başlayan Hikâye
Eve döndüğümde defterimi açtım. Sayfaların arasında rastgele çizgiler, yarım kalmış cümleler vardı. Bir tanesinin altını çizdim ve yazmaya başladım:
“Yeni kimlik parmak izi kaç yaş? Bunu neden bu kadar düşünüyorum?”
Sonra durdum. Cevabı aslında biliyordum; Türkiye’de kimlik işlemlerinde parmak izi uygulaması belirli yaşlardan itibaren başlıyor, genellikle 15 yaş ve üzeri süreçlerde kimlik yenileme sırasında biyometrik veriler alınıyor. Ama mesele bilgi değildi. Mesele, bu bilginin bende uyandırdığı duyguydu.
Çünkü bu soruyu her düşündüğümde, sanki hayatın beni bir yere yetiştirmesi gerekiyormuş gibi hissediyordum. Oysa ben hâlâ bazı şeylerin ortasında sıkışıp kalmış gibiydim.
Kayseri’nin Sokaklarında Düşünceler
O gün öğleden sonra dışarı çıktım. Kayseri’nin sokaklarında yürümek bana her zaman iyi gelir. İnsanlar aceleyle geçer, herkesin bir yere yetişme telaşı vardır. Ama ben yürürken hep yavaşlarım. Sanki adımlarım düşüncelerime yetişsin isterim.
Bir bankanın önünden geçerken yine aynı soru aklıma geldi: “Yeni kimlik parmak izi kaç yaş?” Bu kez soruya farklı bir açıdan bakıyordum. İnsan gerçekten hangi yaşta “resmi olarak var olduğunu” hissederdi?
Kimlik kartı sadece bir plastik parça değildi aslında. Üzerindeki fotoğraf, numara, parmak izi… Bunların hepsi bir insanın devlete, topluma ve belki de kendine “ben buradayım” deme biçimiydi.
Ama içimde bir yerde, kimlik denen şeyin bundan çok daha derin bir anlamı olduğunu hissediyordum.
Bir Genç Yetişkinin Sessiz Çatışması
25 yaşında olmak, dışarıdan bakıldığında net bir çizgi gibi görünüyor. Artık genç sayılırsın ama tam yetişkin de değilsin. Bir ayağın hâlâ gençlikte, diğer ayağın sorumlulukların içinde.
İşte bu ikilik bazen insanı yoruyor. Ben de yoruluyordum.
Defterime yazdığım bir başka cümle hâlâ aklımda:
“Büyümek, sadece yaş almak değil; kendini her gün yeniden tanımakmış.”
“Yeni kimlik parmak izi kaç yaş?” sorusu, içimde tam da bu yüzden yankılanıyordu. Çünkü sanki bir eşikten geçmek için görünmez bir onay gerekiyormuş gibi hissediyordum. Parmak izi almak bile bana bir tür “resmileşme” gibi geliyordu. Sanki insan, o an bir sisteme değil de hayata kaydediliyordu.
Geceye Doğru: İç Sesimle Baş Başa
Akşam olduğunda odamda yalnız kaldım. Dışarıdan hafif rüzgâr sesi geliyordu. Lambanın sarı ışığı defterimin sayfalarına vuruyordu. O an kendimi daha çok hissettim.
“Yeni kimlik parmak izi kaç yaş?” sorusunu tekrar yazdım.
Sonra altına şunu ekledim: “Asıl soru bu değil. Asıl soru, ben kendimi kaç yaşında hissediyorum?”
Bu soruya hemen cevap veremedim.
Çünkü bazen 25 değilmişim gibi hissediyordum. Bazen daha küçük, bazen daha yorgun, bazen de sanki çok daha fazla şey yaşamış biri gibi… Yaş, sadece bir sayıydı ama hislerim sayılara sığmıyordu.
O gece uzun süre deftere baktım. Sayfalar arasında kendi yüzümle karşılaştım sanki.
Kimlik, Parmak İzi ve Var Olma Hissi
Ertesi gün tekrar dışarı çıktım. Bu kez bir nüfus müdürlüğünün önünden geçtim. İnsanlar ellerinde belgelerle girip çıkıyordu. Herkesin bir işi vardı.
“Yeni kimlik parmak izi kaç yaş?” sorusu bu kez daha somut bir anlam kazandı. Çünkü orada bekleyen insanların yüzlerine baktığımda, hepsinin bir hikâyesi olduğunu düşündüm. Kimisi ilk kez kimlik alıyordu, kimisi yeniliyordu, kimisi kaybetmişti.
Parmak izi almak, aslında insanın kendine ait en özel izlerinden birinin kayıt altına alınmasıydı. Bir bakıma “sen teksin” demenin en net yoluydu.
Ama ben yine de şunu düşünmeden edemedim: İnsan gerçekten sadece resmi kayıtlarla mı var olurdu?
İçimdeki Çocuk ve Yetişkin Arasında
Bazen kendimi iki kişi gibi hissediyorum. Biri hâlâ geçmişte kalmış, küçük şeylerle mutlu olan bir çocuk. Diğeri ise sürekli geleceği düşünen, hesap yapan, plan kuran bir yetişkin.
“Yeni kimlik parmak izi kaç yaş?” sorusu bu iki tarafı birbirine bağlayan bir köprü gibi oldu benim için.
Çocuk tarafım, bunun sadece bir prosedür olduğunu söylüyordu. Yetişkin tarafım ise bunun hayatın düzeni içinde bir yer edindiğini.
Ama içimdeki asıl ben, ikisinin arasında bir yerde duruyordu.
Deftere Düşen Son Satırlar
Gece tekrar defterimi açtım. Bu kez daha sakin bir ruh haliyle yazıyordum. Sokaktan gelen sesler azalmıştı, şehir yavaşlamıştı.
Şu cümleyi yazdım:
“Yeni kimlik parmak izi kaç yaş diye sormak, aslında ‘ben ne zaman kendimi tamamlanmış hissederim’ demekmiş.”
Kalemim durdu. Uzun süre hiçbir şey yazmadım.
Sonra defteri kapattım.
O an fark ettim ki, soruların cevabı bazen dışarıda değil, insanın içinde bir yerde sessizce bekliyordu.
Bu içeriğimizin sonuna geldik. Hyplast olarak “Yeni kimlik parmak izi kaç yaş” hakkındaki sorularınızı yorumlarda paylaşabilirsiniz.
Bir Günün Ardında Kalan Duygu
Bugün geriye dönüp baktığımda, o sorunun beni neden bu kadar etkilediğini daha iyi anlıyorum. “Yeni kimlik parmak izi kaç yaş?” basit bir bilgi gibi görünüyordu ama benim için bir aynaya dönüşmüştü.
Kendime, büyümeye, değişmeye ve hâlâ yolun başında hissetmeye dair bir ayna…
Kayseri’nin sokaklarında yürürken, defterimin sayfaları arasında dolaşırken ve gecenin sessizliğinde kendi iç sesimi dinlerken şunu öğrendim: İnsan bazen en basit sorularla en derin yerlere iner.
Ve o derinlikte, aslında aradığı şey bir yaş değil, kendini anlama çabasıdır.